Akdeniz’in Makus Talihini Başkan Gültak Değiştirdi

0
68

Geçmişte ihmal edilen ve adeta kaderine terkedilen bir ilçe haline gelen Akdeniz’in makûs talihini değiştirip hak ettiği hizmetleri alabilmesi için göreve başladığı ilk andan itibaren gece gündüz demeden canla başla çalışan Akdeniz Belediye Başkanı M. Mustafa Gültak, gerçekleştirdiği yatırımlarla Akdeniz’e bambaşka bir kimlik kazandırdı.

Göreve gelir gelmez adeta kaderine terk edilen Akdeniz’in ilklerin ve yeniliklerin adresi, değişim ve dönüşümün merkezi haline gelmesi için büyük bir gayret sarf eden Akdeniz Belediye Başkanı M. Mustafa Gültak Akdeniz’de yaşanan büyük değişim ve gelişim ile ilgili dergimize şu açıklamalarda bulundu: “Akdeniz ilçesi, Mersin’in en kritik ilçelerinden biri. Neden? Liman, serbest bölge, organize sanayi, tarım arazileri, hatta bir kısım turizm arazilerinin olduğu şehrin en eski, en kadim topraklarından biri. Bunun bir kere altını çizmek lazım. Evet bir ilde farklı farklı ilçeler olabilir. Sayıları fazla olabilir ama aslında Akdeniz’deki standartlar Türkiye’yi ilgilendiren standartlar. Neden Türkiye diyorum? Çünkü Türkiye’nin en önemli limanı Mersin’de. Dolayısıyla Maliye Bakanlığı’nın en çok gelir elde ettiği, vergi elde ettiği Türkiye’deki ilk 5-6 ilden bir tanesi Mersin. Ama bu faaliyetlerin, bu vergilerin toplandığı ilçe de Akdeniz. Vilayetin içindeki en kalbi ilçe, burası. Bizden önce buranın makus bir talihi vardı. Çünkü yaklaşık 5 sene CHP, 15 sene de HDP ama bu son 5 yılın yaklaşık 2, 2 buçuk yılı da kayyumla geçmiş bir belediye. Tabi Kayyumlara biz Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da alışkınız ama Mersin gibi bir ilde alışkın değiliz. Ama burada da maalesef zamanında kayyum atanmış. Çünkü bu belediyede terörle bağlantısı olan insanlar yöneticilik yapmış. Dolayısıyla buradan da farklı finansmanlar, farklı argümanlar Akdeniz Belediyesi’nin imkanları bir şekilde farklı yerlerde kullanılmış. Bunun yanında geçmişinde uyuşturucunun yoğun satıldığı bir belediye. Kullanıldığı değil, satıldığı ve eylemlerin çok fazla yapıldığı devlet polisinin ve devlet imkanlarının burada fazla kullandırılmamak istendiği bir ilçeden bahsedebiliriz. Bunları söylemek zorundayım çünkü geçmişte neler vardı, neler yoktu karşılaştırmasını yapmamız gerekiyor. Mesela iki güne bir kepenklerin kapatıldığı, tomaların, biber gazlarının bolca hissedildiği, çarpık yapılaşma, ruhsatsız birçok inşaat alanı, Mersin’e yakışmayan bir sanayi, apartmanların altında kaportacıların, boyacıların bulunduğu bir ilçeyi düşünün. Spor tesisleri yapılmamış. Çok uzun bir sahil şeridine sahip ama bu sahil şeridi ile ilgili hiçbir şey yapılmamış. Kültürel ve sanatsal faaliyetler düşünülmemiş. Burası yönetilmemiş, gelinip gidilmiş sadece. Tabi İl Başkanlığı ve Milletvekilliğinden dolayı Mersin’i ve Akdeniz’i bilmemizden kaynaklı daha önce projelerimizi hazırlamıştık. Göreve geldikten sonra kolları sıvayarak Akdeniz’i bu sıkıntılardan kurtarmak için çalışmalarımıza başladık.

“Tüm Engellemelere Rağmen Kentsel Dönüşümü Başlattık”

Bir kere şehri düzeltmek istiyorsak ilçeyi ve Mersin’i düzeltmek istiyorsak seçildiğim günden beri hep söyledim. Kentsel dönüşüm yapmak zorundayız. Öbür türlüsü halının altına süpürmek oluyor. Çünkü mesela komik gelecek size Akdeniz Merkez ilçe olmasına rağmen 10 mahallemizde altyapı yok, hala foseptik var. Bazı mahallelerimiz hala kanalizasyona sahip değil. Mersin böyle yönetiliyor maalesef. Dolayısıyla dedik ki kentsel dönüşümü yaparsak; altyapı sorunu çözülür, doğalgaz sorunu çözülür, fiber optik, telekom, otopark, yeşil alan sorunları çözülür. Çünkü Akdeniz’de ısrarla kaçak yapıya izin verildiği için mahalleler iç içe. Önceki HDP yönetiminin kentsel dönüşüme dava açtığını, iptal ettirdiğini ve halkı bu konuda yanlış bilgilerle bilgilendirdiğini bilmemize rağmen bu işe girdik. Seçildiğim gün kentsel dönüşümden bahsetmek Akdeniz Belediyesi sınırları içinde adeta intihara eşdeğerdi. Yani bu oturduğumuz koltuğa mal olacağını bilerek bu işe girdik çünkü biz buraya koltuk için gelmedik, hizmet için geldik. Sonucunda başarılı olduk. İlk kentsel dönüşüm projemizi Çay Mahallemizde uyguladık. Projede 500’ün üzerinde konut, iş yerleri, cami, kültür merkezi, kreş bunun dışında yeni otoparklar, yeni caddeler, yeni sokaklar ve yeni yeşil alanları da kentimize kazandırdık. Burası ada bazlı bir kentsel dönüşüm projesi. İkinci projemiz de şehrin ortasında Barış Mahallesi’nde. TOKİ’yle birlikte yaptığımız proje bu projemizi de yıl sonu itibari ile tamamlayacağız. Orada da yine 500’ün üzerinde konut var. Sıfır bilginin olduğu yerde bir şeyleri işlemek kolaydır. Bir de şu yüzden önemli bir proje, geçmişinde hep bu projeler dava açılarak iptal edilmiş. Bir şekilde vatandaş şuna ikna edilmiş kentsel dönüşüm projeleri nazarında; eviniz elden gidecek, sizi asimile edecekler, sizi köle edecekler mantığı var Akdeniz’de. Projenin büyüklüğü büyükte bir de karşınızdaki insanları ikna etmek projeden daha büyük bir iş. Biz yaptığımız projeyle bütün bu algıları ve tereddütleri ortadan kaldırdık. Yerinde dönüşüm olduğu için de ayrı bir özelliğe sahip. Dediğim gibi 1000 konutu bitirmenin gururunu yaşıyoruz. Tabi yaşadığımız deprem felaketi sonrası bizi eleştiren, bizimle alay eden herkes kentsel dönüşümün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördü.

“Kentsel Dönüşüm Önemli Ama Tek Başına Yeterli Değil”

Kentsel dönüşümle çevreyi düzletiyorsunuz, insanların yaşam konforlarını artırıyorsunuz, doğru. Ama sadece bu yetmiyor. Şehrin diğer fiziki ve sosyal ihtiyaçlarını da karşılamanız gerekiyor. Altyapı ile ilgili ciddi sıkıntılarımız var. Tabi bu konu Büyükşehir Belediyesinin kontrolünde ama Büyükşehir Belediyesi bu konuda biraz ağır hareket ediyor. Özellikle kentsel dönüşüm alanlarında altyapı sorunlarını TOKİ aracılığıyla çözüyoruz. Altyapı sıkıntısı varsa Çevre Bakanlığına bağlı bir kuruluş olduğu için TOKİ kendisi yapıyor. Bir fatura varsa büyükşehire keser. Yani Büyükşehir Belediyesini orada beklemiyoruz. Beklersek zaten bu işler yürümez.

“Verdiğimiz Sözlerden Fazlasını Yaptık”

Batık bir belediye aldık. İlk aldığımızda 232 milyon borç, 129 milyon bütçe vardı. Borçlarımızın bir kısmını bitirdik. Bu belediyeyi önceden biz tanımasak, sınırlarını bilmesek, projeleri bilmesek bizde apışıp kalırdık tabiri caizse. Projelerimizi önceden belirlediğimiz için yeni getirdiğimiz bürokratlarla hızlı bir şekilde Ankara’ya anlattık ve ayakları yere oturan projeler olduğu içinde Ankara’da destek bulduk. Dolayısıyla kentsel dönüşüm projeleri, Spor Toto üzerinden yapılan anlaşmalar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı üzerinden yapılan çalışmalarla biz birçok şeyi hayata geçirdik. Aslında şöyle söyleyeyim samimiyetimle söylüyorum verdiğimiz sözlerin üstünde işler yaptık. Eksiklerimiz var mı elbette vardır. Özellikle kaldırım, asfalt konusunda eksiklerimiz var. Onu da bu dönem içinde elimizden geldiği kadar tamamlamaya çalışacağız.

“İlklere Öncü Olduk”

Mesela projelerimizden biri basit gibi gözükse de en önemlilerinden birini söyleyeyim Mersin’de bugüne kadar doğan bebeklerle ilgili hiçbir belediye proje yapmamış. Biz ilk günden beri ‘Hoş Geldin Bebek Projesi’ yaptık. Doğan çocuklarımızı hemen kısa bir vade de ziyaret ediyoruz. Kimi zaman ben, kimi zaman eşim, kimi zaman personellerimizle. Annenin ve bebeğimizin ilk bir aylık ihtiyaçlarını karşılayacakları çantayı aynı zamanda bir psikoloğumuzla da anne üzerinde bir sıkıntı var mı onun çözümü noktasında da aile müdürlüğümüzle birlikte çalışmalar yapıyoruz. Mesela bu Mersin’de ilk kez bizim tarafımızdan yapıldı.

“Projemiz Türkiye’ye Örnek Oldu”

Onun dışında Akdeniz’de hiç havuz yoktu. İlk kez geçen sene yarı olimpik bir havuzu yaptık.  Onun dışında havuzu bitirene kadar çocuklarımız havuzsuz mu kalsın dedik. Dört tane portatif havuz kurduk. İlk sene 3-4 bin kişiye yüzme öğrettik. Bu projenin üstüne pandemi patladı, pandemi sonrasında Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın haberi oldu bu projeden dedi ki “Ben bu projeyi devralıyorum.” tüm illere yazı yazdı bakanlık. Dolayısıyla Türkiye gündemine oturduk.

“Kadınlarımızı Sosyal Hayatın İçine Dahil Ettik”

Bunun dışında kadınlarımıza yönelik iddia ediyorum Türkiye’de iki tane kadın kooperatifi olan bizim ölçeğimizde ilçe belediyesi yoktur. Kooperatiflerimizin üretmesini, satmasını sağladık. Bugün belediyemizin yanında kadın kooperatiflerimizin günlük 5 bin-10 bin insanın geçtiği bir caddede satış mağazaları var. Bunun yanında kadınlarımızı tarıma teşvik ederek üretim yapmalarını sağladık. Şu an mesela şeker otunu ürettik. Moringa Çayı, şevketi bostan otu gibi üretimler yaptık. Ayrıca Girit ekmeği üretmelerini sağladık. Yüzlerce kadınlarımızın çalıştığı kooperatif şu an Türkiye’nin değişik yerlerine de satış sağladı. Yani daha önce maalesef evinden çıkamayan, çocuk büyüten, kocasına eş durumunda olan bir toplumun Akdeniz’de örneğini görüyorduk ki bugün bu kadınlar üreten, tarımla uğraşan, dikiş-nakış yapan, okuma-yazma öğrenen ve farklı alanlarda farklı çalışmalar yapabilen kadınlara dönüştüler. Dolayısıyla burada barışı sağlamanın en önemli yöntemlerinden bir tanesi de kadını sosyal hayatın içine katmaktı. Bunu da sağladık.

“Akdeniz’e Yeni Tesisler Kazandırdık”

Üzülerek söylüyorum Akdeniz’de biz gelmeden önce bir tane etüt merkezi yoktu. Peki, o zaman diğer merkez ilçeleriyle nasıl yarışacak bizim zeki çocuklarımız? Hızlı bir şekilde etüt merkezleri açtık. Üniversiteye hazırlık kursları açtık. Ayrıca üniversiteyi bitirmiş çocuklarımıza da Çukurova Kalkınma Ajansı, Mersin Üniversitesi ve Akdeniz Belediyesi iş birliğiyle iş bulabilme imkânı sağlayacak eğitim merkezleri açtık. Havuzlar, gençlik merkezleri, etüt merkezleri ne de kadınların ilgilenildiği, gittiği yerler yoktu. 17 tane kültür evi açtık biz. Kadınlarımız buraya gidiyor, eğitim alıyor, iş öğreniyor ve evine katkı sağlıyor. Bunların hiçbiri Akdeniz’de yoktu. Bunların hepsini sağlamış olduk. Ayrıca spora yönelik çok fazla faaliyet yaptık. Çünkü az önce bahsettiğimiz makus tarihi kırmak istiyorsanız kadınlar kadar sanat, kültürel ve sportif faaliyetler de önemli. Bugün ki yaklaşık değeri 300-400 milyon lirayı bulan spor tesislerini Akdeniz’e kazandırdık.

“Akdeniz’in Türkiye’deki İmajını Değiştirdik”

Akdeniz’de kültürel, sanatsal faaliyetler, gençler üzerine yapılan faaliyetler, kadınlar üzerine yapılan faaliyetlerin Türkiye’de örneğinin olduğunu zannetmiyorum. Onkobüs projesi ile bölgemizdeki kanser hastalarını evlerinden alıyoruz, hastanelere götürüyoruz. Böyle bir eksikliği görünce eczacı olmamızdan kaynaklı böyle bir proje yaptık. Bunları biz ilk kez Mersin’de faaliyete geçirdik. Bunun gibi daha birçok proje var ama en önemlilerinden bir tanesi Karaduvar Balık Festivali. Tüm Türkiye’nin gündemine oturdu. Ki Karaduvar Alaçatı’dan, Çeşme’den farkı olmayan çok güzel bir balıkçı kasabası. Yani bir anda bu kadar makus talihin, kavganın, gürültünün hâkim olduğu bir yerde sanatsal ve festivallerle birlikte şehrin barış imajını da ortaya koyduk. Türkiye’deki imajını da değiştirdik. Yani sadece kentsel dönüşüm yetmez, çünkü kentsel dönüşüm bölgeyi ilgilendiriyor ama şehrinizde böyle önemli yerler varsa buraları ülkeye tanıtmanız lazım. Mesela Girit Mutfağı, Egede bilinir. Hayır Mersin’de Girit Mutfağı var. Girit köyleri var bunları tanıttık. Bir yandan kültürel, sanatsal faaliyetler bir yanda da kentsel dönüşüm, fiziki faaliyetler, çevresel faaliyetler gibi birçok faaliyeti tamamladık. Etüt merkezi yok demiştim geçen sene sayısal Türkiye 496’ıncısı bizim etüt merkezimizden çıktı. Hayatında hiç kampa gitmemiş, gençlerimizi denizle ve kumla buluşturuyoruz. Hayatları değişiyor. Evinden hiç çıkmamış o gençler, kadınlar ve kızlar 3-4 gün de olsa farklı bir hayat görüyorlar ve dünyaya bakışları değişiyor. İnsana değer veriyoruz. Niye çünkü bizim liderimiz; Recep Tayyip Erdoğan. Bize malumatı var, bize emri var. Sadece şu demek değil asfalt yapmak, kaldırım yapmak değil. İnsanlarla iç içe olmamız lazım. Hayata küsmüş insanları hayatla barıştırmamız lazım. Amacımız ilk önce barışı huzuru sağlamaktı, başardık. Bu projelerle de insanlarımızın ufuklarını genişlettik. İnşallah partimiz yeniden bizi değerlendirir ve uygun görürse bu sene tekrardan Akdeniz’e aday olacağız. Vatandaşımız da bizi değerlendirip seçerse hızlı bir şekilde 5 mahallede kentsel dönüşüme başlayacağız ve bu sosyal projeleri daha da büyüterek Akdeniz’in makus talihini kırmaya devam edeceğiz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.